İşitme
Azlığı ve Cihaz Kullanımındaki Yanlış Bilgiler
[YANLIŞ] "Şimdilik idare ediyorum. İşitmem iyice
azalsın sonra kontrol olur veya cihaz kullanırım."
[DOĞRU] İşitme kaybının erken teşhis ve rehabilitasyonu,
eğer mümkün ise tıbbi tedaviyi etkili hale getireceği
gibi, işitme cihazı uygulamasından da daha verimli sonuç
alınmasını sağlayacaktır.
"İşitme
cihazı kullanırsam işitme kaybım daha da artar!"
Doğru uygulandığı ve doğru kullanıldığı zaman işitme
cihazları işitme kaybına neden olmaz. Tam tersine anlamayı
kolaylaştırır.
"Erken
cihaz takarsam alışkanlık yapar!"
İşitme cihazları alışkanlık yaratmaz. Ama işitme cihazı
ile çevremizi daha rahat algıladığımız için, cihazı
kullanmayı tercih ederiz.
"Bütün
işitme cihazları aynı işi görür."
İşitme cihazları, işitme kaybının özelliğine göre seçilir
ve programlanır. Bu nedenle işitme cihazı almadan önce
mutlaka işitme testinin yapılması ve kayba uygun cihaz
verilmesi gerekir.
"Çocuk
biraz daha büyüsün, belki işitmesi açılır!"
Sensori-neural işitme kayıplarında, işitmenin düzelmesi
mümkün değildir. Çocuğun işitmesi belki düzelir diye
cihaz uygulaması geciktirildiğinde çocuğun çevresel
sesleri öğrenmesi daha da zor hale geleceği gibi, konuşma
bozukluğu da ortaya çıkacaktır.
"Çocuk
biraz daha büyüsün, daha bu yaşta cihaz kullanmayı beceremez."
Bugünün teknolojisi ile yeni doğan bir çocuğun bile
işitme kaybı saptanabilmekte ve bebek daha birkaç aylıkken
rahatlıkla işitme cihazı uygulanabilmektedir.
"Cihaz
kullandığımı başkalarının farketmesini istemiyorum!"
İşitme kaybının başkalarınca farkedilmesi, işitme cihazının
farkedilmesinden daha kolaydır. Ayrıca,
insanların işitmeleri düzeldiğinde kendilerine olan
güveni artar, kendi başlarına kalmaktan vazgeçip, aile
ve toplum hayatına daha rahat katılmaya başlarlar.
İşitme kaybının nedeni, derecesi ve şekline göre işitme
cihazının biçimi belirlenir. İşitme cihazları, kulak
arkası, kulak içi, kanal içi, küçük kanal içi, gözlük
veya cep tipi modellerinden biri olabilir. Tüm cihazların
iç ayarları, uzman tarafından işitme kaybının özelliğine
göre yapılır.
- İşitme
aygıtını,kişi üzerinde taşıyacağı için gayet hafif
olmalıdır.Bu nedenle,mikrofon, amplifikatör, kulaklık
ve pil mümkün mertebe küçük olmalıdır.İşitme aygıtı
,ceket cebinde taşınabilecek kadar,veya gözlüğe uygun
bir yerine takılabilecek kadar küçük olması tercih
edilir. Aygıtın estetik görünüşü de önemlidir.
- Dairesel
biçimdeki minyatür mikrofonlar takriben 25 mm çapında,ve
12 mm derinliktedir.Karesel biçimde olan minyatür
mikrofonlar 13mm x 13mm x 7mm boyutlarındadır.Pratikte
,İşitme aygıtlarında minyatür magnetik mikrofonlar,seramik
mikrofonlar ve elektrod mikrofonlar ( elektrostatik)
kullanılmaktadır.Minyatür işitme aygıtları şu özelliklere
sahip olmalıdır.Gayet küçük ve yer işgal etmemelidir,Güvenilir
bir tarzda uzun süre çalışabilmelidir,Mekanik sarsıntıya
dayanıklı olmalıdır,Sıcaklık değişimlerinden ve rutubetten
etkilenmemelidir,Şehir şebeke geriliminden vıgıltı(
ham 50 hz ve harmoniklerin oluşturduğu parazitleri)
kapmaması için ekran denen metal bir muhafaza içine
alınmış olmalıdır,Çıkışlardaki gerilim hassasiyeti
yeterince yüksek olmalıdır ve maliyeti uygun olmalıdır.
- Elektrod
mikrofonların çıkış empedansı takriben 100 M mağnetik
mikrofonların çıkış Empedansı takriben 500 M ila
10 000 , seramik mikrofonların çıkış empedansı da
1 M dolayındadır.Dinamik kulaklıkların empedansı
da 50 ila 600 dolayındadır.1mW ‘da 80 dB ile
98 dB lik SPL veren tipleri vardır.
- İşitme
aygıtının frekans bandı genişliğinin 200 Hz ile 4000
Hz olması yeterlidir.Bu frekans Bandı oldukça dar
görülebilir.Ancak telefon konuşmalarında kullanılan
frekans bandı genişliğide 300 Hz ile 3500 Hz arasındadır.Bir
işitme aygıtı kullanana anlaşılabilir bir konuşma
‘NET bir Konuşma’’ verebilmelidir.Yıllarca yapılan
tecrübeler sonucu konuşma netliğini azamiye çıkarabilmek
için ses frekans spekturumunun 200 Hz den küçük ve
4000 Hz den büyük olan frekansları kesip atmak icap
eder.Bazen bu frekans sınırı 150 Hz ila 5000 Hz olarak
alınmaktadır.Esasında konuşma bilgisini taşıyan ses
enerjisi 200 Hz ila 4000 Hz arasında yoğunlaşmaktadır.Öte
yandan frekans bandını bu şekilde dar tutmanın bir
çok faydaları vardır.
- 200 Hz’in altındaki ve 5000 Hz ‘ in üstündeki
gürültüler atılmış olur.Özellikle Transistörlerin
alçak frekanslardaki gürültüleri yükseltirler.
- 200 Hz’in altında oturma odalarında rezonanaslar
teşekkül etmektedir.Böylelikle oda rezonanslarının
mikrofon girişine olan etkisi ayıklanmış olur.Bu
nedenle sistemin frekans bandını 200 Hz ila 4000
Hz veya 150 Hz ila 5000 Hz arasında sınırlamak
gerekir.Bu amaçla imal edilen minyatür mikrofon
ve kulaklıkların frekans bandı bu sınırlar arasındadır.
- İşitme
aygıtlarında kullanılacak olan elemanların ( aktif
veya pasif elemanların)gürültüleri Gayet düşük olmalıdır.Bu
amaçla kullanılacak olan transisitörlerin gürültü
katsayısı(Noise-Figure Tipik olarak 1.5 dB ile 2 dB
dolayında olmalıdır.
- İşitme aygıtında ditorsiyon gayet düşük bir seviyede
olmalıdır.Genellikle distorsiyonu azaltmak için Negatif
geri besleme yapılır.
|