Gennum
Site Hariası   |  Bize Ulaşın   |  Ana Sayfa  | Google Arama  
 
   
   
     
 
  v
1 1 1

İşitme Azlığı ve Cihaz Kullanımındaki Yanlış Bilgiler

[YANLIŞ] "Şimdilik idare ediyorum. İşitmem iyice azalsın sonra kontrol olur veya cihaz kullanırım."
[DOĞRU] İşitme kaybının erken teşhis ve rehabilitasyonu, eğer mümkün ise tıbbi tedaviyi etkili hale getireceği gibi, işitme cihazı uygulamasından da daha verimli sonuç alınmasını sağlayacaktır.

"İşitme cihazı kullanırsam işitme kaybım daha da artar!"
Doğru uygulandığı ve doğru kullanıldığı zaman işitme cihazları işitme kaybına neden olmaz. Tam tersine anlamayı kolaylaştırır.

"Erken cihaz takarsam alışkanlık yapar!"
İşitme cihazları alışkanlık yaratmaz. Ama işitme cihazı ile çevremizi daha rahat algıladığımız için, cihazı kullanmayı tercih ederiz.

"Bütün işitme cihazları aynı işi görür."
İşitme cihazları, işitme kaybının özelliğine göre seçilir ve programlanır. Bu nedenle işitme cihazı almadan önce mutlaka işitme testinin yapılması ve kayba uygun cihaz verilmesi gerekir.

"Çocuk biraz daha büyüsün, belki işitmesi açılır!"
Sensori-neural işitme kayıplarında, işitmenin düzelmesi mümkün değildir. Çocuğun işitmesi belki düzelir diye cihaz uygulaması geciktirildiğinde çocuğun çevresel sesleri öğrenmesi daha da zor hale geleceği gibi, konuşma bozukluğu da ortaya çıkacaktır.

"Çocuk biraz daha büyüsün, daha bu yaşta cihaz kullanmayı beceremez."
Bugünün teknolojisi ile yeni doğan bir çocuğun bile işitme kaybı saptanabilmekte ve bebek daha birkaç aylıkken rahatlıkla işitme cihazı uygulanabilmektedir.

"Cihaz kullandığımı başkalarının farketmesini istemiyorum!"
İşitme kaybının başkalarınca farkedilmesi, işitme cihazının farkedilmesinden daha kolaydır. Ayrıca,

insanların işitmeleri düzeldiğinde kendilerine olan güveni artar, kendi başlarına kalmaktan vazgeçip, aile ve toplum hayatına daha rahat katılmaya başlarlar.
İşitme kaybının nedeni, derecesi ve şekline göre işitme cihazının biçimi belirlenir. İşitme cihazları, kulak arkası, kulak içi, kanal içi, küçük kanal içi, gözlük veya cep tipi modellerinden biri olabilir. Tüm cihazların iç ayarları, uzman tarafından işitme kaybının özelliğine göre yapılır.

  • İşitme aygıtını,kişi üzerinde taşıyacağı için gayet hafif olmalıdır.Bu nedenle,mikrofon, amplifikatör, kulaklık ve pil mümkün mertebe küçük olmalıdır.İşitme aygıtı ,ceket cebinde taşınabilecek kadar,veya gözlüğe uygun bir yerine takılabilecek kadar küçük olması tercih edilir.  Aygıtın estetik görünüşü de önemlidir.

  • Dairesel biçimdeki minyatür mikrofonlar takriben 25 mm çapında,ve 12 mm derinliktedir.Karesel biçimde olan minyatür mikrofonlar 13mm x 13mm x  7mm boyutlarındadır.Pratikte ,İşitme aygıtlarında minyatür magnetik mikrofonlar,seramik mikrofonlar ve elektrod mikrofonlar ( elektrostatik) kullanılmaktadır.Minyatür işitme aygıtları şu özelliklere sahip olmalıdır.Gayet küçük ve yer işgal etmemelidir,Güvenilir bir tarzda uzun süre çalışabilmelidir,Mekanik sarsıntıya dayanıklı olmalıdır,Sıcaklık değişimlerinden ve rutubetten etkilenmemelidir,Şehir şebeke geriliminden vıgıltı( ham 50 hz ve harmoniklerin oluşturduğu parazitleri) kapmaması için ekran denen metal bir muhafaza içine alınmış olmalıdır,Çıkışlardaki gerilim hassasiyeti yeterince yüksek olmalıdır ve maliyeti uygun olmalıdır.

  • Elektrod mikrofonların çıkış empedansı takriben 100 M   mağnetik mikrofonların çıkış Empedansı takriben 500 M    ila 10 000  , seramik mikrofonların çıkış empedansı da 1 M   dolayındadır.Dinamik kulaklıkların empedansı da 50    ila   600    dolayındadır.1mW ‘da 80 dB ile 98 dB  lik SPL veren tipleri vardır.

  • İşitme aygıtının frekans bandı genişliğinin 200 Hz ile 4000 Hz olması yeterlidir.Bu frekans Bandı oldukça dar görülebilir.Ancak telefon konuşmalarında kullanılan frekans bandı genişliğide 300 Hz ile 3500 Hz arasındadır.Bir işitme aygıtı kullanana anlaşılabilir bir konuşma ‘NET bir Konuşma’’ verebilmelidir.Yıllarca yapılan tecrübeler sonucu konuşma netliğini azamiye çıkarabilmek için ses frekans spekturumunun 200 Hz den küçük ve 4000 Hz den büyük olan frekansları kesip atmak icap eder.Bazen bu frekans sınırı 150 Hz ila 5000 Hz olarak alınmaktadır.Esasında konuşma bilgisini taşıyan ses enerjisi 200 Hz ila 4000 Hz arasında yoğunlaşmaktadır.Öte yandan frekans bandını bu şekilde dar tutmanın bir çok faydaları vardır.
    1. 200 Hz’in altındaki ve 5000 Hz ‘ in üstündeki gürültüler atılmış olur.Özellikle Transistörlerin alçak frekanslardaki gürültüleri yükseltirler.
    2. 200 Hz’in altında oturma odalarında rezonanaslar teşekkül etmektedir.Böylelikle oda rezonanslarının mikrofon girişine olan etkisi ayıklanmış olur.Bu nedenle sistemin frekans bandını 200 Hz ila 4000 Hz veya 150 Hz ila 5000 Hz arasında sınırlamak gerekir.Bu amaçla imal edilen minyatür mikrofon ve kulaklıkların frekans bandı bu sınırlar arasındadır.

  • İşitme aygıtlarında kullanılacak olan elemanların ( aktif veya pasif elemanların)gürültüleri Gayet düşük olmalıdır.Bu amaçla kullanılacak olan transisitörlerin gürültü katsayısı(Noise-Figure Tipik olarak 1.5 dB ile 2 dB dolayında olmalıdır.

  • İşitme aygıtında ditorsiyon gayet düşük bir seviyede olmalıdır.Genellikle distorsiyonu azaltmak için Negatif geri besleme yapılır.
11 1
 
1 1
     
   
   
   
 
   
 
   
 
   
 
   
 
   
 
   
 
 
     
 
      © 2007 Doğuş Medikal Tic.Ltd.Şti